Ne kadar çok tat, koku ve rayiha birbiriyle kaynaşırsa, ortaya çıkan yemek o kadar lezzetlidir. Baharatı, soğanı, domatesi, sarımsağı cesurca ve özgürce kullanarak orijinal, yaratıcı ve vazgeçilmez lezzetler yaratmak an meselesi...
Birbirine hiç uymayacağı sanılan malzemelerin pişirilmesiyle elde edilen lezzetli bir yemek, farklı kültürlerin enstrümanlarını ve ezgilerini taşıyan bir besteye, hatta birbirine hiç benzemeyen, farklı becerileri ve nitelikleri olan iki insanın aşkına benzer. Bu yüzden zengin, hatta vazgeçilmezdir!
Ölçülü - biçili tat ve dokunun bir ezgi gibi akışı, lezzet ve rayihanın birbiriyle kaynaşması, bir yemekte farklılıkların bir araya gelişinin gizemidir. Sonuca ulaşmak için sadece yaratıcı olmak ve denemek gerekir.
Damak tadı gelişmiş biriyseniz, değişik bileşimlerden zevk alırsınız. Yediğiniz her yemeğin bir diğerine benzediğini düşünsenize... Tarihte yemek kültürü oluşmaya başladığı günden beri, her daim yeni tariflerin icat edilmesi bu sonuca ulaşmak için değil mi?
Her lokmasında yeniden keşfedilen bir yemek...
İdeal olan her yemekte ana malzemenin kişiliğini kaybetmemesidir. Ama malzemeyi tamamlayan lezzetçiler asıl lezzeti öne çıkaracak biçimde kendi aralarında, ustaca, ince bir uyum içinde olmalıdır. Seçici yemek meraklıları için yemeğin zenginleştiren öğelerin neler olduğunu tahmin etmeye çalışmak, yemek yemenin keyiflerinden biridir.
Yerinde bir deyimle lezzet eşlikçileri ya da lezzet yoldaşları diye anılan, içinde sarımsağın da yer aldığı soğan ailesine, Yakındoğu ve Akdeniz´in en eski uygarlıklarında bile büyük ağırlık verilmiş. Akdeniz kökenli soğanın ve sarımsağın hem tıpta hem de mutfakta kullanımı M.Ö. 3000 yıllarına dayanıyor. Tüm yemekler, soslar, salatalar ve et çeşitlerine hem soğan hem sarımsak çok yakışıyor.
Bir yemeğin tadına varmada değişik dokuların belirlenebilirliği büyük önem taşıyor. Belki de bu nedenle en bilinen, lezzetleriyle ünlü mutfaklarda pek çok bağımsız bileşen kullanılıyor. Dünya mutfaklarından bildiğimiz et ve salata sosları bunun en iyi örneklerini oluşturuyor. Tuzlu-tatlı ya da ekşi-acı uyumu... Örneğin balığın veya etin yanına sıradan bir patates salatası hazırlarken, sos için hardal, zeytinyağı, limon, tuz, karabiber, tarçın ve soğanı bir arada düşünebilirsiniz. Baharatın et ya da patatesin lezzetini bastırmayacağı şekilde dahil edileceği sosa, soğanı çok ince rendeleyerek karıştırabilirsiniz.
Baharatın gücü
Hindistan, Suriye, Mısır, Arabistan... Doğunun tüm egzotik baharatları müthiş kokularıyla yüzyıllarca baş döndürmüş. Baharatın tarihi neredeyse insanlığın var oluşu kadar eski. Yemeklere güzel kokular, lezzetler katan baharat, sıradan bir yemeği bir ziyafete dönüştürebilir. Önemli olan, farklı lezzetler elde etmek için baharatı doğru oranda ve doğru olarak kullanmaktır. Baharatı yemeğe eklerken ölçü; seçilen baharatın yemeğe uyumu; baharatın yemeğe hangi aşamada ilave edileceği önemlidir. Kimi zaman aynı baharatın yemeğe pişirme süresinin sonunda eklenmesiyle, ateşe konulmadan önce ilave edilmesi arasındaki fark, lezzet bakımından çok şeyi değiştirir.
Defne yaprağını taze veya kurutulmuş olarak yemeklerde kullanılabilirsiniz. Özellikle balık yemeklerinde yaprak ya da toz şeklinde kullanıldığında tat ve kokusuyla enfes bir rayiha yaratır. Safran her türlü balık çorbasına, pilava, zerdeye, işkembeye, tavuk yemeklerine, hamur işlerine, soslara yakışır.
Karanfili tatlılara, hamur işlerine, et yemeklerine, çorbalara, keklere, turşulara, dolmalara; muskatı kremalara, tatlılara, keklere, sebze yemeklerine, makarnalara; karabiberi her şeye: zencefili çorbalara, kuru fasulyeye, patatese, sosise, soslara, çeşitli dolmalara, ızgara etlere, balıklara, pilavlara, pirinçli yemeklere, sebzelere, pastalara, tatlılara, keklere, ekmeklere; anasonu çörek, ekmek, pasta, bisküvilere; çili biberini körili yemeklere, makarnalara ve hamur işlerine kullanmayı deneyebilirsiniz.
Domates ve yağlar
Keşfedildiği yıllarda Avrupa´da ´aşkın meyvesi´ adı verilen ve o günden bu yana mutfağımızın vazgeçilmez klasiği olan domates ve enfes aromasıyla tam bir Akdeniz lezzeti olan kurutulmuş domates ise hemen tüm sebze ve et yemeklerinin eşlikçisi. Dilerseniz domatesten cheesecake bile yapabilirsiniz. Peynirle olan uyumuna hepimizin bayıldığı domatesi içinde fesleğen, nane ve zeytinyağı olan bir cheesecake halinde düşünsenize...
Zeytinin en değerli çocuğu, altın sıvı zeytinyağı lezzetin baş tacı. Tüm yemeklerde kullanabilir, dilerseniz çiğ olarak ekmekle bile yiyebilirsiniz. Ekleyeceğiniz her baharat sizin zevkinize kalmış. Tereyağı ise hamur işlerine ve özellikle et soslarına çok yakışıyor. Soslarının lezzetiyle dünyaca ünlü şefler, onları meşhur eden sos tariflerinde mutlaka tereyağı kullanıyor. Yani doğa bütün cömertliğiyle lezzetlerin en güzellerini ayaklarımızın altına seriyor. Dilediğimiz gibi, dilediğimiz kadar kullanabilmemiz için... Malzeme doğadan, yaratması bizden!
|